| Aktif Ziyaretçi | 2 |
| Bugün Toplam | 72 |
| Toplam Ziyaret | 117272 |
Deuterokanonik kitaplar nedir ve Katolik Kilisesi bu kitaplara neden Kutsal Kitap'ın bir parçası olarak inanır?
Deuterokanonik kitaplar, Eski Antlaşma'ya ait olup Septuaginta (Yunanca Eski Antlaşma çevirisi) içinde yer alan, ancak İbranice Masoretik metinlerde bulunmayan yedi kitaptır. Bunlar: Tobit, Yudit, Ester'in Yunanca ek bölümleri, Bilgelik Kitabı, Sirak (Ben Sira), Baruk (Yeremya'nın Mektubu dahil) ve Daniel'in Yunanca ek bölümleri (Azarya Duası, Susanna, Bel ve Ejderha). Ayrıca 1. ve 2. Makabeler de bu grupta sayılır.
Katolik Kilisesi bu kitapları "deuterokanonik" (ikinci kanon) olarak adlandırır; çünkü ilk kanonik kitaplar kadar erken dönemde genel olarak kabul edilmemiş olsalar da, Kilise'nin litürjik ve doktrinel geleneğinde her zaman değerli ve ilham edilmiş kabul edilmişlerdir. Aziz Augustinus ve yerel konsiller (Hippo 393, Kartaca 397) bu kitapları kanonik listeye dahil etmiştir. Trent Konsili (1546) ise, Reformcuların bu kitapları reddetmesine karşılık, onları resmen kanonik ve ilham edilmiş olarak tanımlamıştır.
Kutsal Ruh'un Kilise'yi yönlendirmesiyle oluşan kanon, sadece İbranice metne değil, aynı zamanda havarisel gelenek ve litürjik kullanıma da dayanır. Bu kitaplar, Tanrı'nın halkına olan sadakatini, bilgeliği, şehitlik ruhunu ve Mesih'in gelişine hazırlayan dindar yaşamı vurguladıkları için ruhsal olarak besleyicidir. Örneğin, 2. Makabeler ölüler için dua ve diriliş inancına dair önemli tanıklıklar sunar (2 Mak 12:44-45). Bu nedenle Katolikler için bu kitaplar, Kutsal Kitap'ın ayrılmaz bir parçasıdır ve "Tanrı'nın Sözü" olarak saygı görür.
16. yüzyıldaki Reform hareketi sırasında Martin Luther ve diğer Reformcular, bu kitapları "apokrif" olarak nitelendirerek kanondan çıkardılar. Luther, bu kitapları Kutsal Kitap'ın bir eki olarak yayınladı, ancak "Kutsal Yazı ile eşit otoritede değil" dedi. Reformcuların temel gerekçesi, bu kitapların İbranice Masoretik metinde bulunmaması ve Yahudi kanonunda yer almamasıydı. Ayrıca, bu kitaplarda araf, ölüler için dua ve azizlerin şefaati gibi Katolik doktrinlerine destek veren unsurların bulunması, Reformcuların bu kitapları reddetmesinde etkili oldu. 1640'larda Westminster İtirafı gibi Protestan ilmihalleri ve iman bildirgeleri, bu kitapları açıkça "apokrif" olarak tanımlayıp kanon dışı ilan etti.